“Comparative adjectives” yani karşılaştırma sıfatları ile “superlative advectives” yani üstünlük derecesi bildiren sıfatlar arasındaki benzerlik ve farklılıklara bir başka yazımızda değinmiştik.

Bu yazımızda ise formüller ile kelimelerin nasıl değişime uğradığını örneklerle açıkladığımız “comparative adjectives” konusuna değineceğiz.

“Compare” yani “karşılaştırmak” kelimesinden türetilmiş comparative adjectives, iki şeyi birbiri ile karşılaştırmak, mukayese etmek için kullanılmaktadır.

we1klojoof

  • I am better than you. (Ben senden daha iyiyim.)
  • She is stronger than him. (O ondan daha güçlü.)
  • My dog is faster than yours. (Benim köpeğim seninkinden daha hızlı.)
  • Her hair is darker than Jane’s. (Onun saçı Jane’inkinden daha koyu.)

Şimdi bir yukarıdaki örneklerde ne yaptık? İki şeyi – bu nesne olur, kişi olur, hayvan olur hiç fark etmez – birbiriyle karşılaştırdık. Burada dikkat etmemiz gereken nokta iki şeyin birbiriyle karşılaştırılması. Gelin formülümüze bir göz atalım:

  • İsim (özne durumunda) + fiil + karşılaştırıcı sıfat yani comparative sıfatımız +than + isim (nesne ama obje anlamında nesne değil, cümlenin nesnesi anlamında nesne).
  1. Önce karşılaştırdığımız iki şeyden birincisini yazıyoruz. Buraya kullanacağımız sıfatta tarif edilen şeyi yazmamız çok önemli. Yani “Ahmet, Mehmet’ten daha güçlü” cümlesinde daha güçlü olan Ahmet’i en başa yazdım.
  2. Hemen sonrasında fiili yazıyoruz. “to be” kalıbı “am, is, are” ya da “was, were” gibi kullanılınca da yüklem yerine geçiyor biliyorsunuz. Onlar da olur o yüzden.
  3. THAN yazıyoruz. Bunu mutlaka yazıyoruz, özellikle de karşılaştırdığımız iki şeyi cümlede belirteceksek. Ne demek istediğimi aşağıda anlatacağım, şimdilik THAN yazmamız gerektiğini unutmayalım yeter.
  4. Karşılaştırma yaptığımız iki şeyden diğerini yazıyoruz. Yani “Ahmet, Mehmet’ten daha güçlü” cümlesinde güçlü olan Ahmet, o yüzden onu başa yazdık. Ama Ahmet kimden güçlü? Mehmet’ten. Mehmet’i de THAN kelimemizin hemen arkasına yazıyoruz.

Bunları böyle madde madde yazması kolay tabi, asıl mesele cümle kurmakta. Gelin kolaydan zora doğru sıraladığımız örneklere bir göz atalım:

  • My book is shorter than your book.
  • Jane’s car is bigger than Mark’s car.
  • I am faster than
  • Our mutual love is stronger than
  • Your heart-warming smile is more beautiful than
  • The family with 5 children is happier than our small family.
  • My friend runs faster than a tiger.
  • Steven eats slower than my brother.
  • Their students study better than our students.
  • A beautiful memory lives longer than its owner.
  • Japan as a country is more modern than China.
  • The bag I bought the other day was more expensive than this one.

Tuhaf bir şey fark ettiniz mi? Evet, doğru tespit, bir tuhaflık var. Bazı sıfatların sonunda “-er” takısı belirdi ama bazılarında “-er” eklemek yerine sıfatın önüne “more” kelimesi koyduk. Sıfatımıza “-er” takısı mı eklemeliyiz yoksa “more” kelimesi mi koymalıyız nasıl anlayacağız? Cevap basit:

Sıfat Kısaysa “-er” Ekle

Eğer kullanmak istediğimiz sıfat tek hecede okunuyorsa ya da iki heceli ama sonu “y” ile bitiyorsa “-er” takımızı kullanıyoruz.

  • Old – Older
  • Fast – Faster
  • Quick – Quicker
  • Long – Longer
  • Happy – Happier ( sonu “y” ile biten ve “y” önünde sessiz harf bulunan kelimelerde durum biraz farklı. Burada “-y” düştü ve “-ier” takısı ekledik)
  • Big – Bigger ( sessiz harf + sesli harf + sessiz harf üçlemesinden oluşan tek heceli kelimelerde son harfi tekrarlıyoruz)
  • Late – Later (son harfi “e” ile biten kelimelerde sadece “-r” ekliyoruz)

Sıfat Uzunsa “more” Kullan

Eğer kullanmak istediğimiz sıfat uzunsa yani okunduğunda iki ya da daha fazla heceli ise ( unutmuyoruz ki iki heceli okunsa da sonu “y” ile biten kelimelerde ayrı bir kuralımız var yukarıda açıkladığımız) sıfatımıza “-er” takısı EKLEMİYORUZ, bunun yerine sıfatın hemen önüne “more” kelimesini koyuyoruz.

  • Modern – More Modern
  • Expensive – More Expensive
  • Interesting – More Interesting
  • Complicated – More Complicated

Çift Kullanımlı Sıfatlar

Nedendir bilinmez bazı sıfatları iki şekilde de kullanabiliyoruz. Yani ister “-er” ekleyelim, ister “more” koyalım artık bize kalmış.

  • Quieter ya da more quiet
  • Cleverer ya da more clever
  • Narrower ya da more narrow
  • Simpler ya da more simple

İstisnalar

Bazı sıfatlar ise yukarıdaki iki kurala hiç uymayıp tamamen kendilerine özel bir değişime uğruyorlar. Bu aşağıdaki çok sık kullanılan 4 sıfatı öğrenmeniz yeterli.

  • Good – Better
  • Bad – Worse
  • Far – Farther ya da Further
  • Little – Less

NOT: Bazen iki şey değil de sanki daha fazla şey karşılaştırılıyormuş gibi cümleler görebilirsiniz. Aklınız karışmasın, bir kişi ile bir grup insan karşılaştırıldığında da iki şey karşılaştırılmış oluyor: 1 – kişi ve 2- grup.

  • I eat faster than my classmates.
  • She sings better than other singers.
  • Everest is higher than all other mountains.
  • My dog runs faster than other dogs

Burada karşılaştırılan şeylerin toplam sayısı çok gibi görünse de aslında yine sayımız iki. Ben ve sınıf arkadaşlarım yani sınıf arkadaşlarım kategorisindeki insanlar. O ve diğer şarkıcılar yani şarkıcı kategorisindeki insanlar. Yani sonuçta yine formülü uyguluyoruz, iki şeyi karşılaştırıyoruz.

Kuralların fazla görünmesi canınızı sıkmasın, her bir sıfatı ve her bir kullanımı tek tek ezberlemek zorunda değilsiniz. Okul için bir ödev ya da resmi bir makale hazırlıyorsanız o başka, o zaman kurallara uygun yazmalısınız.

Ama derdiniz İngilizce dilini konuşmak ve günlük hayatınızda kullanmaksa kelimeleri cümlenin doğru yerlerine koyup bir de “than” eklediyseniz gerisi çok önemli değil. Siz ana yapıyı ve kullanım anlamını bilin yeter.

Bunlara da Göz Atın!