‘İngilizce Gramer Dersleri’ yazı dizimizde bu ve bundan sonraki birkaç yazıda İngilizce’deki gelecek zaman biçimlerine değineceğiz. Hemen hemen her dilde olduğu gibi İngilizce’de de gelecek zamanı anlatmak için farklı zaman kipleri kullanılır. Gelecek zaman ingilizce’de oldukça sık kullanılan bir zaman kipi. Gelecek zaman anlamını vermek için çok farklı şekilde cümleler kurulabilir. Ingilizcenin zorluğu da buradan kaynaklanır.  Özellikle İngilizce sınavlara hazırlanan arkadaşlarımız gelecek zamanda hangi yapının ne şekilde kullanıldığına dikkat ederse soruları daha kolay çözebilirler.

Gelecek zamanı şu başlıklar altında inceleyeceğiz:

  • -Going to
  • -Simple Future
  • -Future Continuous
  • -Future Perfect
  • -Future Perfect Continuous

Gelecek zamanı yukarıdaki başlıklara bölerek anlatmak istedik. Böylelikle hem takip etmesi daha kolay olur hem de konular birbirine karışmaz.

Gelecek zaman bu şekilde beş ana başlığa ayrılmış olmasına ragmen çoğu zaman zaman kipleri birbiri yerine kullanılabilir. Peki hangi durumlarda birbirleri yerine kullanılabilirler, bunu nasıl anlayabiliriz? En kesin çözüm cümlenin gidişatına bakmak, paragrafsa paragrafın akışına dikkat etmektir. Size en önemli tavsiyem bu konu ve İngilizcenin diğer gramer konuları için bol bol okuma yapmanızdır.

Going to

Going to bir fiilin present continuous tense olarak çekimlenmiş hali ile oluşturulduğu için karıştırması çok kolaydır. O yüzden özellikle paragraf soruları çözerken dikkatli olun.

Going to şimdiki zamanla sıkı sıkıya bağlı bir gelecek zamanı anlatma biçimi. Eylemin gelecekte ne zaman gerçekleşeceği bu durumda hemen hemen hiç önemli değildir. Önemli olan eylemin şimdiyle çok sıkı bağlı olmasıdır. Going to genellikle planlarımızı, niyetimizi ya da tahminlerimizi ifade ederken kullandığımız bir zaman biçimi. Günlük dilde going to’nun sık sık ‘gonna‘ olarak kısaltıldığına şahit olabilirsiniz. Fakat going to asla bu şekilde yazıya geçirilmez.

Going to’lu cümle yapısı

Subject – am/is/are – going to – verb 

I am -going to- book a hotelroom.

Going to’nun iki işlevi vardır: Birincisi, önceden planlanmış bir niyeti fade etmektir. Buna örnekler:

  • I’m going to take a few days off.
  • We’re going to visit my relatives at the weekend.
  • Is Johnny going to buy a new car soon?
  • Are John and Pam going to visit Venice when they are in Italy?
  • I think Nancy and Mary are going to have a party next week.
  • We are going to have dinner tomorrow.
  • Aren’t you going to stay at the library until your homework is finished?

Bu cümlelerde konuşmacının niyetini belli ettiğini açıkça görebiliriz. Eylemin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kesin değildir. Herhangi bir engel çıkması durumunda eylem gerçekleşmeyebilir. Going to cümlelere planlama anlamı katar, belirsizlik hali söz konusudur.

Going to’nun ikinci kullanımı, mevcut veya geçmiş kanıtlara dayalı tahminler hakkında konuşmaktır.  Daha sonra ele alacağımız bir yapı olan ‘will’ mevcut kanıtlara bağlı olmayan tahminleri aktarırken going to eldeki kanıtlara güvenerek yapılan tahminlerde kullanılır.

Örnekler:

  • Look at those clouds – it’s going to rain.
  • Have you heard that Jenny’s going to have a baby?
  • Getting up at 4:00 in the morning is going to be a problem.
  • He’s going to be a brilliant politician.
  • I’m going to have a hard time falling asleep.
  • You’re going to be sorry for this.
  • Is it going to rain this afternoon?
  • Aren’t they going to come to the party?

İlk cümlede, tahminimin gerçekleşmesi muhtemel olduğunun açık ve net kanıtları var. Bu durumda diğer gelecek zaman kiplerinden birini kullanmak abes ve yanlış olurdu. İkinci örnekteki tahmin, doğrudan Jenny’nin ya da daha önce bilgi sahibi birinden duyduğum bilgilere dayanmaktadır. Son cümle ise, sabahın erken saatlerinde kalkış konusundaki geçmiş tecrübelerime dayanmaktadır.

 

 

 

Bunlara da Göz Atın!