İngilizce öğrenirken bol-bol kitap okumanın faydaları oldukça fazladır. İngilizce kitap okuyanlar İngilizceyi daha hızlı öğrenmekte ve günlük hayatta kullanmaya başlamaktadır. İşe İngilizce basit hikayeler okuyarak başlanabilir. Başlangıç seviyesinde İngilizce basit hikayeler hem kelime hazinesini genişletmede hem de zamanları kullanmada çok etkilidir. Okurken keyif alınan ve aynı zamanda yeni kelimeler öğreten İngilizce basit hikayeler gerek piyasada gerekse internet ortamında bolca bulunmaktadır. Bunlardan birkaçını sizler için derledik.

RABBIT ( TAVŞAN )

There was a rabbit imagining itself like a lion. ( Tavşanın biri kendini aslan zannedermiş )

One day this rabbit convened all rabbits in the vicinity on a high hill and said them that it would frighten wolf, jackal, fox in the case they would pass through the rough path in the downstairs. Rabbits listened to it with no movement. (Bir gün bu tavşan civardaki tavşanları yüksekçe bir tepeye toplayıp aşağıdaki patika yoldan kurt, çakal, tilki geçmesi halinde korkutup kaçıracağını söylemiş. Tavşanlar, onu sakin şekilde dinlemişler.)

Ten minutes later, a wolf was passing through this path and it was suddenly surprised to see a rabbit shouting and running toward itself, and this circumstance caused it to frighten, and it urgently run away and disappeared there. (On dakika sonra bir kurt geçiyormuş ki, bir de ne görsün, bağırıp çağırarak üstüne doludizgin gelen tavşanı görünce ürkmüş ve son sürat oradan kaçmış. )

FOX ( TİLKİ )

There was a fox hanging wings on it and stealing hens from poultry-houses upper sides of which were uncovered. (Tilkinin biri kanat takıp üstü açık kümeslerden tavuk çalarmış. )

Once poultry-house owner recognised this circumstance, they covered upper-sides of them. (Kümes sahipleri durumu fark edince kümeslerin üstünü kapatmışlar. )

A fox never likes being hungry and remaining with no remedy. (Tilki açlığı ve çaresizliği hiç sevmezmiş. )

It learnt soil digging work from one mole and started entering into poultry-houses through underground. (Bir köstebekten toprak kazma işini öğrenip, yeraltından kümeslere girmeye başlamış. )

Poultry-house owners thought that mole was stealing the hens and always hoped to catch a mole. (Kümes sahipleri tavukları çalanın köstebek olduğunu sanıp, hep bir köstebek yakalamayı ummuşlar. )

Bunlara da Göz Atın!