İngilizce tenslerde ana zamanlar dışında diğerleri biraz kafanızı karıştırabilir. Verilen bir cümleyi bir zamandan başka bir zaman çevirmek ise tenslere yeterince hâkim değilseniz zorlanmanıza neden olabilir. İngilizce zamanları birbirine çevirmenin en kolay yolu nedir, en rahat zamanlar nasıl birbirine çevrilir örneklerle açıklayarak kafanızdaki soru işaretlerini ortadan kaldırmak istiyoruz.

Simple present tense (Geniş zaman)

Geniş zamanda verilen bir cümle diğer zamanlara çevirmek için önce simple present tense cümlelere bir göz atalım.

Özne + V1 + Tümleç

I listen to music (müzik dinlerim)

She listens to music (müzik dinler.

Geniş zamanda fiil birinci halde olup üçüncü tekil şahıslarda –s, -es, -ies takısı alır.

Simple present tensten present continuous tense çeviri

Present continuous tense yani şimdiki zamanda fiil ing takısını alır.

Özne + be+ V+ing + Tümleç

Bu durumda geniş zamandaki bir cümlenin fiilini tüm özneler için ing eki ile kullanmak yeterlidir. Yardımcı fiil olarak am/is/are kullanılır.

I’m listening to music (müzik dinliyorum)

She listening to music (müzik dinliyor)

Simple present tensten past tense çeviri

Simple past tense di’li geçmiş zamandır.

Özne + V2 + Tümleç

Fiil ikinci halde olup düzenli fiillerde –d, -ed, -ied takısı alır. Yardımcı fiili did dir.

I listened to music (Müzik dinledim)

She listened to music (Müzik dinledi)

Simple present simple future tense çeviri

Simple future tense gelecek zamandır.

Özne + will + V + Tümleç

Fiilden önce  -ecek, -acak anlamındaki will eki kullanılır.

I will listen to music (müzik dinleyeceğim)

She will listen to music (müzik dinleyecek)

Past continuous tense: I was listening to music (müzik dinliyordum)

Past perfect tense: I had listened to music (müzik dinlemiştim)

Past perfect continuous tense: I had been listening to music (müzik dinlemekteydim)

Present perfect tense: I have listened to music (müzik dinlemiş bulundum)

Present perfect continuous tense: I have been listening to music (müzik dinlemekteydim)

Future continuous tense: I will be listening to music (müzik dinliyor olacağım)

Future perfect continuous tense: I will have been listening to music (müzik dinlemiş olacağım)

Bunlara da Göz Atın!