İngilizcede sık sık birbiri ile karıştırılan kelimeler var. Anlamları farklı fakat yazılışı veya okunuşu birbirine yakın olan bu kelimelerin karıştırılması anlatılmak istenen bir ifadenin tamamen yanlış aktarılması demektir. Bu nedenle bu kelimeleri iyi öğrenmek gerek. Biz de, İngilizcede en çok karıştırılan kelimeler ile ilgili sizlere faydalı olacağını düşündüğümüz bir liste hazırladık. 

Sıkça karıştırılan İngilizce kelimeler

A

Accept-Kabul etmek / Expect-Hariç

Affect-Etkilemek / Effect-Etki

All together-Hepsi aynı anda, hepsi bir arada / Altogether-Hepsi, bütünü, tamamen

Along-Boyunca, yan yana / A long-Uzun

Already-Zaten  / All ready-Her şey hazır

Any one-Biri  / Anyone-Herhangi biri

B

Belief-İnanç, iman  / Believe-Güvenmek, inanmak

Beside-Yanında, yanı başında  / Besides-Bundan başka, zaten

Blonde-Kadınlar için sarı saç veya sarı saçlı olan  / Blond-Erkekler için sarı saç veya sarı saçlı olan

Brake-Fren, frenlemek / Break-Kırmak

C

Canvas-Branda, kalın kumaş /  Canvass-Propaganda yapmak, oy toplamak

Climactic-En kritik zaman, olay veya dönem / Climatic-İklim koşulları ile ilgili

Conform-Normal davranmak, uymak, uyum sağlamak / Confirm-Doğrulamak, onaylamak

Custom-Gelenek, alışkanlık, âdet / Costume-Kostüm, kıyafet

D

Dairy-Süt ve süt ürünleri / Diary-Günlük, ajanda

Defuse-Etkisiz hale getirmek, yatıştırmak / Diffuse-Yaymak, dağıtmak

Device-Alet, aygıt / Devise-tasarlamak, icat etmek

Draw-Çizmen / Drawer-Çekmece

Dual-Çift amaçlı, ikili / Duel-Yüz yüze meydan okumak

E

Eminent-Seçkin, ünlü / Imminent-Çok yakın, yakında

Envelop-Sarmak, kuşatmak / Envelope-Zarf

F

Farther-Daha uzağa / Further-Daha, ileri

Forbear-Kendini tutmak / Forebear, Cet, ata

Foreword-Önsöz / Forward-İleri, ileriye doğru

Forth-Dışarı, dışarıya / Fourth-Dördüncü

G

Grisly-Tüyler ürpertici, dehşetli / Grizzly-Elek, boz ayı

H

Here-Burada, burası, buraya / Hear-İşitmek, duymak, öğrenmek

Historic-Tarihi / Historical-Tarihsel, tarihle ilgili olan

Hole-Delik, çukur / Whole-Tüm, bütün

I

Imply-İma etmek / Infer-Sonuç çıkarmak, anlam

L

Later-Sonra / Latter-İkinci, son

Lessen-Azalmak, azaltmak / Lesson-Ders

Lightening-Aydınlanmak, ağarmak / Lightining-Şimşek, yıldırım

Loose-Bol, geniş, gevşek, serbest / Lose-kaybetmek

M

Meat-Et / Mete-cezalandırmak

O

Overdo-Abartmak, aşırıya kaçmak / Overdue-Geç kalan, gecikmeli

P

Palate-Damak / Palette-Palet

Peace-barış, huzur / Piece-Parça, bölüm

Plain-Sade, düz, sıradan / Plane-Uçak

Pole-Direk, kutup / Poll-Anket

Q

Quiet-Sessiz, sakin / Quite-Oldukça, epey

R

Raise-Kaldırmak, yükseltmek / Raze-Ortadan kaldırmak

Rise-Artmak, yükseltmek / Raise-Kaldırmak, yükseltmek

Role-Görev, sorumluluk, rol / Roll-Yuvarlamak, yuvarlanmak

S

Sit-Oturmak / Seat-Oturulacak yer

Sometime-Bir ara / Sometimes-Bazen

Storey-Kat / Story-Hikaye

T

Than-Den, dan / Then-O zaman

To-Mek, mak / Too-De, da, çok daha fazla

Their-Onların / They’re-They are kısaltması

W

Wave-El sallamak / Waive-İptal etmek, vazgeçmek

Weak-Zayıf, güçsüz / Week-Hafta

Y

Yoke-Havacılıkta lövye / Yolk-Yumurta sarısı

Bunlara da Göz Atın!