Eş anlamlı kelimeler, bir dili kanıksamak isteyen, dilin ince detaylarındaki gizemi keşfetmek isteyenlerin bilmesi gereken, önemli detaylardır. Dilin içindeki nükteler, espriler kimi zaman eş anlamlı kelimelerde gizlidir. Türkçe bu konuda zengin bir dil, eş anlamlı birçok kelime var. İngilizce için de aynısını söyleyebiliriz, birçok İngilizce eş anlamlı kelime, gündelik yaşam içinde kullanılıyor. Şimdi, en çok tercih edilen İngilizce eş anlamlı kelimelere gelelim… İşte İngilizcede eş anlamlı kelimeler!

 

Amazing: İnanılmaz

il_570xN.273409023

İnanılmaz anlamına gelen amazing kelimesinin İngilizcede birçok karşılığı var! İşte onlardan bazıları:

incredible, unbelievable, improbable, fabulous, wonderful, fantastic, astonishing, astounding, extraordinary

Bad: Kötü

bd1cefe8a0ddf50b977fe3a4603448e9

Kötü anlamına gelen bad, İngilizcede belki de onlarca sözcükle daha ifade ediliyor! İşte bad’in eş anlamlıları:

evil, immoral, wicked, corrupt, sinful, depraved, rotten, contaminated, spoiled, tainted, harmful, injurious, unfavorable, defective, inferior, imperfect, substandard, faulty, improper, inappropriate, unsuitable, disagreeable.

Beautiful: Güzel

BeYOUtiful.11.5.13.shutterstock_147941165

Elbette ki bir dilde, ‘güzel’in bir anlamı olmaz. Onlarca eş anlamı olur, işte İngilizcede beautiful’un eş anlamlı karşılıkları:

pretty, lovely, handsome, attractive, gorgeous, dazzling, splendid, magnificent, comely, fair, ravishing, graceful, elegant, fine, exquisite, aesthetic, pleasing, shapely, delicate, stunning, glorious, heavenly, resplendent, radiant, glowing, blooming, sparkling

Big: Büyük

54e296f37a5802cf6f6c8fa37bf5935e_6

Büyük anlamına gelen big sözcüğünün, İngilizcedeki karşılıkları;

enormous, huge, immense, gigantic, vast, colossal, gargantuan, large, sizable, grand, great, tall, substantial, mammoth, astronomical, ample, broad, expansive, spacious, stout, tremendous, titanic, mountainous

Dangerous: Tehlikeli

danger

Tehlikeli anlamına gelen dangerous sözcüğünün İngilizcedeki karşılıkları:

perilous, hazardous, risky, uncertain, unsafe

End: Bitirmek, son

Ends-Compressed

End sözcüğünün İngilizcedeki eş anlamları şu şekilde efendim;

stop, finish, terminate, conclude, close, halt, cessation, discontinuance

False: Yanlış

true-false

True-False yani doğru-yanlış ikilisindeki yanlış olan false sözcüğünün en anlamlıları şu şekilde;

fake, fraudulent, counterfeit, spurious, untrue, unfounded, erroneous, deceptive, groundless, fallacious

Fast: Hızlı

fast

İngilizcede, hızlı anlamına gelen fast, geniş bir kullanım alanına sahip olduğu gibi, birçok eş anlama da sahip bir sözcük.

quick, rapid, speedy, fleet, hasty, snappy, mercurial, swiftly, rapidly, quickly, snappily, speedily, lickety-split, posthaste, hastily, expeditiously, like a flash

Good: İyi

you-are-good-bracelets-5-pieces

En çok eş anlama sahip olan sözcüklerden bir tanesi, iyi anlamına gelen good! İşte eş anlamlıları:

excellent, fine, superior, wonderful, marvelous, qualified, suited, suitable, apt, proper, capable, generous, kindly, friendly, gracious, obliging, pleasant, agreeable, pleasurable, satisfactory, well-behaved, obedient, honorable, reliable, trustworthy, safe, favorable, profitable, advantageous, righteous

Hate: Nefret

hate

İngilizcede nefret anlamına gelen, aynı zamanda fiil olarak da nefret etmek anlamına gelen hate sözcüğünün eş anlamlıları şu şekilde:

despise, loathe, detest, abhor, disfavor, dislike, disapprove, abominate

Bunlara da Göz Atın!