Sayılar. Evet, yanlış okumadınız: sayılar. İngilizce’de sayıların bile bir konusu, gramer kuralları var. Daha okula başlamadan öğrendiğimiz sayıların bile böyle ayrı bir konusu varsa biz mahvolduk, bu İngilizce’yi asla öğrenemeyiz diye düşünmeyin. Konu acaip kolay, öyle kural falan da yok.

Önüne geldiği ismi sayısal olarak belirttiği için sayılar konusu da belirteçler konusunun bir parçası aslında. Her ne kadar “bir, iki, üç” gibi sayıların anlatacak bir tarafı olmasa da, sayılar konusu türlerine göre üçe ayrılıyor: “cardinal”, “ordinal” ve “nominal”.

Konuşarak Öğren, Amerikalı Eğitmenlerle, Günlük 10/20/30 Dakikalık Derslerle Konuşarak İngilizce Öğrenmenizi Sağlar. Hem de Evinizin/İşyerinizin Konforundan!

Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin
 

En sondaki bizi çok ilgilendirmiyor, çünkü belirteç olarak kullanılacak bir sayı türü değil. Ama ilk iki konumuz yani “cardinal” ve “ordinal” sayılar üzere ayrı başlıklar altında değineceğiz.

numbers-seat-concrete-seat

Cardinal – Miktar Bildiren

Böyle asilzade ismi gibi konu ismi olsa da, “cardinal” sayılar aslında en bilindik belirteçlerden: üç yumurta, beş elma örneklerindeki 3 ve 5 cardinal sayılara giriyor.

Biz bu sayıları yazıyla da sayıyla da yazabiliriz, ama ufak bir genel kuralımız var: yazı dilinde ilk 10 sayı sayıyla yazılırken diğerleri harfle yazılır.

  • I have 2 essays to write tonight.
  • There are only 4 chocolate puddings left! Who ate the rest of them?
  • They invited fifty people to their wedding ceremony, I wonder how they are going to pay for that.
  • A hundred new designs are released the other day in response to critics complaining the lack of new design and innovation.

Ordinal – Sıra Bildiren

Yukarıda anlattığım cardinal sayılar kadar göze batmasa da, ordinal sayılar da sık sık karşılaştığımız cinsten sayılar ve önüne geldikleri ismin miktar olarak sayısını DEĞİL, sırasını belirtiyorlar. Yani “kaçıncı” sorusuna verdiğimiz cevap ordinal sayı oluyor.

  • Happy 20th Birthday!
  • I ate too much, that was my fifth plate!
  • Hurry up, I am second on the line and the person right before me is about to go inside.
  • Yesterday at the English test, Sarah finished first and left the classroom only after 15 minutes!
  • First, you need to pay for that ticket and then I can take you inside the cinema.

DİKKAT! Bazı okumalarınızda sanki bağlaç gibi kullanılmış “in the first place” ya da “in the second place” kalıplarını göreceksiniz. Bunlar kalıptır ve hiç bozulmadan “the” ile kullanılmalıdırlar.

Anlam olarak da “öncelikle” anlamını verirler ve bağlaç gibidirler. Genellikle bir şeyin sebebini iki farklı bakış açısından anlatırken kullanılırlar.

  • I am not in the mood to the cinema today – in the first place I don’t like wathing a movie with so many strangers, in the second place the weather is horrible and it’s raining outside.

Belirteç olarak kullanılmadığı için ayrıca bir konu başlığı açmadım ama kısaca açıklayayım: nominal sayılar kimlik bildiren sayılara denir.

Pasaport numaranız, kimlik numaranız, arabanızın plakası ya da telefon numaranızı sayı olarak yazdığınızda size ait bir kimlik sayısını yazmış olursunuz, bir şeyi belirtmezsiniz. Nominal sayılar belirteç olarak KULLANILMAZ.

Belirteç olarak işlediğimiz sayılar konusu da işte bu kadar. Kolay bir konuydu, özellikle cardinal sayılar aşırı kolay. Ne diyelim, dileriz tüm İngilizce gramer konuları bu derece kolay gelir bize.

Bunlara da Göz Atın!