Bu yazımızda birbiriyle sıkça karıştırılan iki kardeş konudan bahsedeceğiz: Superlatives ve Comparatives. “Kardeş” kelimesini kullandım çünkü bu iki konu adeta bir ikiz gibi, ama ikizlerimiz tek değil çift yumurta ikizleri yani aralarında benzerlikler çoğunlukta olsa da aslında farklılar.

Konuyu bol bol örnekle detaylandırmadan önce gelin biraz ikizlerimizden bahsedelim. Önce ikizlerimizi tanıyalım ki nerede nasıl kullanılırlar, formülleri nelerdir yavaş yavaş derinlere inebilelim.

İkizlerimizden ilki olan “comparatives” anlamını İngilizce’deki “compare” yani iki nesneyi ya da herhangi başka şeyi birbiriyle karşılaştırmak anlamına gelen kelimeden alıyor. Kısaca,”comparative” aslında “karşılaştırıcı demek.

İkizlerimizden ikincisi olan “superlatives” anlamını Latince’deki bir şeylerin ötesinde, ilerisinde olmak anlamına gelen “superlativus” kelimesinden alıyor. Tabi biz bu Latince kelimeyi aklımızda tutmak zorunda değiliz, çünkü dilimize geçmiş “süper” kelimesi zaten “superlatives” konusunun anlamını hatırlamamızda bize yardımcı oluyor.

Ufak bir tekrar, “comparatives” “compare” kelimesinden geliyor ve iki şeyi (nesne olur, kişi olur fark etmez) birbiriyle karşılaştırıyor. “Superlatives” ise “süper” kelimesiyle alakalı ve bir karşılaştırma yapmıyor, enleri anlatmada kullanılıyor.

İkizleri anlamada son bir ufak not: ikisi de sona “-s” takısı almış çünkü bu gramer konusunda kullanılan birçok kelime var ve konu adı çoğul kullanılmış. Aslında ikizlerimiz “comparative” ve “superlative”.

İkizlerimizi yeteri kadar anladığımıza göre gelelim formül ve örneklere. Fakat unutmayın, yukarıdaki anlamları bilmeniz örnek bilmeseniz de sizi bir adım öne taşır çünkü hangisinin ne anlamda kullanıldığını öğrenmiş oldunuz.

black-and-white-sport-fight-boxer

Comparatives

Kökeni “compare” yani karşılaştırmak olan bu konumuzda dikkat etmemiz gereken tek bir nokta var: biz bu yapıyı sadece ama sadece iki şeyi birbiriyle karşılaştırırken kullanıyoruz.

Mesela diyelim ki bir kaplandan bile hızlı koşan bir arkadaşımız var. İşte biz böyle sosyal biriyiz, arkadaşlarımız da inanılmaz insanlar. Bir arkadaş toplantısında azıcık böbürlenmek istedik ve “Benim arkadaşım kaplandan hızlı koşar” demek istedik. Nasıl deriz?

  • My friend runs faster than a tiger.

Biz burada ne yaptık? İki şeyi (bu örneğimizde bunlar iki canlı, biri arkadaşımız öteki de herhangi bir kaplan) hız durumunda birbiriyle karşılaştırdık. Peki formülümüz ne o zaman?

Comparatives Formülü

  • İsim (özne durumunda) + fiil + karşılaştırıcı sıfat yani comperative sıfatımız +than + isim (nesne ama obje anlamında nesne değil, cümlenin nesnesi anlamında nesne).

Örneğimizdeki “my friend” 1. İsmimiz ve özne olarak kullanılmış, sonra bu öznemizin yaptığı fiil yani “koşmak” gelmiş, ondan sonra da çok önemli bir kelimemiz olan  ve “daha” anlamını taşıyan “than” gelmiş ve hemen ardından da ilk ismimizi karşılaştırdığımız diğer yani 2. İsmimiz gelmiş.

Daha fazla örnek yapalım ve yukarıdaki formülü kendimiz tespit etmeye çalışalım:

  • Her house is larger than mine.

Onun evi benim evimden daha büyük.

  • His mobile phone is better than Jane’s mobile phone.

Onun cep telefonu Jane’in cep telefonundan daha iyi.

Bu verdiğimiz örnekler formülü tespit etmesi kolay olanlardan. Bir de içinde “gizli than” olan cümleler var ki onlar biraz daha karışık. “Than” cümlede açıkça görülmese de gizli olarak var ve formül bu türden cümlelerde de geçerli.

  • Mark and Steven are both my friends, but I like Mark better (than Steven).

Mart ve Steven’ın ikisi de benim arkadaşım, ama ben Mark’ı (Steven’dan) daha çok seviyorum.

  • Let’s go from this way, it is quicker (than the others).

Bu yoldan gidelim, bu yol daha hızlı – daha kısa sürer (diğer yollardan daha kısa, diğer yollara kıyasla daha hızlı gidilir bu yoldan).

Superlatives

Dilimizde de kullandığımız, bir şeyin diğerlerinden daha “üstün” olduğu anlatmakta kullandığımız “süper” kelimesiyle anlam olarak yakın olan “superlatives” konusu da tam da süper gibi bir konu: bir şeyin diğer her şeyden daha iyi, güzel ya da kötü olduğunu söylerken, yani enleri anlatırken kullanıyoruz.

Bu da bir nevi karşılaştırma aslında, sonuçta comperatives ve superlatives konuları ikiz kardeş gibiler. AMA superlatives’de iki şeyi birbiriyle karşılatırmıyoruz, bir tek şeyi diğer her şeyle karşılaştırıp o şeyin ne kadar üstün olduğunu belirtiyoruz.

Yine aynı örnekten ilerleyelim. Arkadaşımız neydi? Bir kaplandan daha hızlı koşardı. Bunu önceki konuda “My friend runs faster than a tiger” diyerek anlatmıştık.

Ama şimdi arkadaşımızı kaplanla falan karşılaştırmıyoruz, çünkü arkadaşımızın hız konusunda en süperi olduğuna inanıyoruz. Benim arkadaşım en hızlı koşandır demek istiyoruz. Nasıl deriz?

  • My friend runs the fastest of any creature in the world!

Burada karşılaştırma yaptık mı? Yaptık. AMA iki şeyi birbiriyle karşılaştırmadık, bir tek şeyi diğer her şeyle karşılaştırdık ve ne kadar üstün, ne kadar süper olduğunu vurguladık. Gelelim formülümüze.

Superlatives Formülü

  • İsim (özne durumunda) + fiil + the + süperlik yani üstünlük belirtici sıfatımız, superlative sıfatımız + isim (cümlede nesne konumunda).

Örneğimizdeki arkadaşımız öyle normal bir arkadaş değil, süper bir arkadaş, çünkü o diğer herkesten daha hızlı koşuyor, yani en hızlı koşan kişi o! My friend kahramanımız, koşmak fiilimiz, “the” superlative konumuzun yıldızı ve “any creature” yani herhangi bir varlık, canlı ibaremiz de arkadaşımızdan daha yavaş koşan diğer herkes.

  • Her house is the largest of all the houses on the street.

Onun evi sokaktaki evlerin en büyüğü.

  • His mobile phone is the best I have ever seen.

Onun cep telefonu şimdiye kadar gördüğüm tüm telefonlar arasında en iyisi.

Tıpkı “comparatives” gibi “superlatives” konusunda da formüle tamı tamına uymayan, akıl karıştırıcı örnekler bolca mevcut.

  • I have many friends, but Mark is the best.

Benim bir sürü arkadaşım var, ama Mark en iyisi.

  • Let’s go from this way, it’s the quickest!

Bu yoldan gidelim, bu yol en hızlısı!

Yazımızın sonuna geldik. Hemen ufak bir tekrar yapalım: comparative iki şeyi karşılaştırırken kullanılıyor ve cümlede “than” geçiyor. Superlative bir şeyin diğer şeylere olan üstünlüğünü, süperliğini belirtirken, enleri anlatmada kullanılıyor ve cümlede “the” geçiyor. İşte bu kadar, bu iki konu da cepte.

Bunlara da Göz Atın!