İngilizcenin Türkçemizle benzer noktalarının olduğunu fark etmişsinizdir. Gramer konusu da Türkçeyle benzer birçok noktası bulunan konulardan bir tanesidir. Koşul cümleleri yani If Clause gramer konusu, Türkçede olduğu gibi şartlı cümleler kurmak için kullanılır. Peki akıcı bir İngilizceye sahip olmanız için hâkim olmanız gereken If Clause konusunun yapısı ve kullanımı nasıldır? Gelin beraber inceleyelim.
If Clause Nedir?
‘’If’’ kelimesi İngilizcede ‘eğer’ anlamına gelir. Tam tanım olarak açıklamamız gerekirse, herhangi bir eylemin veya durumun meydana gelebilmesi için belirli şartların bulunması ve bu şartların sağlanması için kurulan cümleler olarak açıklayabiliriz.
If Clause cümlelerini iki türe ayırabiliriz:
- If Clause yani şart belirten yan cümleler
- Main Clause yani koşul gerçekleştikten sonra kurulan ve sonucu belirten ana cümleler
If Clause Cümle Yapıları ve Temel Kullanım Yerleri
Genel olarak şartlı cümlelerin yapıları kullandığınız tensler ve hangi amaçla kullandığınıza göre değişiklik gösterse de temel olarak yukarıda bahsettiğimiz If ile başlayan yan cümle main cümleden önce geliyorsa bu iki cümlenin birbirinden ayrılması gerekir. Bu durumun tersi olursa virgüle gerek yoktur.
Bunun yanı sıra şartlı cümleleri 4 temel yapıya ayırabiliriz.
- Type Zero
- Type 1
- Type 2
- Type 3
Type Zero (Zero Conditional):
İlk inceleyeceğimiz yapı tip 0 dediğimiz yapıdır. Bu yapı herkes tarafından doğru kabul edilen kesin ve gerçek olayları anlatırken kullanılır. Geniş zaman için kullanılmaktadır.
| IF CLAUSE | MAIN CLAUSE |
| If – Present Simple | Present Simple |
Örnek:
If you put ice in a glass of water, it melts.
(Bir bardak suya buz koyarsan erir.)
If you mix blue and yellow, you get green.
(Mavi ve sarıyı karıştırırsan, yeşil elde edersin.)
Type 1 (First Conditional):
Bahsettiğiniz durumda bir olasılık varsa first conditional kullanılır. Yan cümle olarak bildiğimiz “adverb clause” geniş zamandayken, ana cümle olarak bildiğimiz “main clause” will ya da modallar (can/must/may) ile kullanılır.
Tip 1 yapısında kesinlik belirtilmez, ihtimal dahilinde olan durumlardan bahsedilir. Gelecek zamanı anlatır.
| IF CLAUSE | MAIN CLAUSE |
| If + Present Simple/ Present Continuous/ Present Perfect/ Present Perfect Continuous | Future Simple/
Can/ May/ Might/ Could/ Must/ Should + Present Bare Infinitive
|
Örnek:
If I see tomorrow, I will talk to her about the meeting.
(Eğer yarın onu görürsem, onunla toplantı hakkında konuşacağım.)
If it is hot tomorrow, they may go for a swim at the beach.
(Eğer yarın sıcak olursa, sahile yüzmeye gidebilirler.)
Type 2 (Second Conditional):
Tip 2, gerçekleşme ihtimali imkânsız ya da çok az olan durumlar için kullanılır. Şimdi ve gelecek zamandan bahseden cümlelerdir. Genellikle hayali konuları ifade etmek veya varsayımda bulunmak için kullanılmaktadır.
Eğer “If I were a rich man” adlı şarkıyı dinlediyseniz, mutlaka kulağınıza birkaç koşul cümlesi gelmiştir. Anlaşıldığı üzere, karakterimiz zengin bir adam olmanın hayalini kuruyor ve zengin olsaydı neler yapacağını anlatıyor. Tamamen hayali ve gerçek olmayan bir durumdan bahsetmiş.
Type 2 koşul cümlelerinde modal verb olarak bildiğiniz “would/might/could” kullanılır.
| IF CLAUSE | MAIN CLAUSE |
| If + Past Simple/ Past Continuous | Would/ Could/ Might + Present Bare Infinitive |
Örnek:
If I were a rich man, I’d build a big tall house with rooms by the dozen.
(Eğer zengin bir adam olsaydım, düzinelerce odalı, büyük uzun bir ev inşaa ederdim.)
If I were you, I would not g oto that party.
(Eğer senin yerinde olsaydım, o partiye gitmezdim.)
Önemli Not: Tip 2 kullanılırken was/were yardımcı fiilleri yerine çoğunlukla ‘were’ kullanılır.
Type 3 (Third Conditional)
Tip 3, artık gerçekleşmeyecek ve gerçekleşmesi mümkün olmayan durumları anlatmak, pişmanlık belirtmek, geçmişte olma olasılığı olmuş fakat gerçekleşmemiş olayları anlatmak amacıyla kullanılır.
Yapı olarak If bağlacının olduğu cümlede “past perfect”, ana cümlede “would have+participle” kullanılır.
| IF CLAUSE | MAIN CLAUSE |
| If + Past Perfect/ Past Perfect Continuous | Would/ Could/ Might + Perfect Bare Infinitive (have + V3) |
Örnek:
If I had learned how to speak English, I would have got hired.
(Eğer İngilizce konuşmayı öğrenmiş olsaydım işe alınırdım.)
If Gary had studied harder, he would have passed the exam.
(Gary daha çok çalışmış olsaydı sınavdan geçerdi.)
Şimdiye kadar öğrendiğiniz koşul cümlelerini tek bir örnekte toparlamak gerekirse;
- If the weatheris nice, Tom walks to school. (Tom, hava iyi olduğunda okula yürüyerek gider.)
- If the weather isnice, Tom will walk to school. (Eğer hava iyi olursa Tom okula yürüyerek gidecek.)
- If the weather was nice, Tom would walk to school. (Eğer hava iyi olsaydı Tom okula yürüyecekti.)
- If the weather had been nice, Tom would have walked to school. (Hava iyi olmuş olsaydı Tom okula yürümüş olacaktı.)
İlk cümle, bir alışkanlıktan ve doğrudan bahsediyor. Bu durumun herkes tarafından bilindiği aşikâr.
İkinci cümle, bir olasılıktan bahsediyor.
Üçüncü cümle, konuşulan anda gerçek olmayan, hayali bir durumdan bahsediyor.
Dördüncü ve son cümle, geçmişte farklı bir durumda gerçekleşen bir olaydan bahsediyor. Aslında hava hiçbir zaman güzel olmamış ve Tom okula yürüyerek gitmemiş. Bu durumdan Tom’un okula bir taşıtla gittiği durumu çıkarabilirsiniz.

İngilizcenizi Geliştirmek için Konuşarak Öğren Fırsatlarını Kaçırmayın!
Evinizin rahatlığında, istediğiniz günde ve saatte ders alabileceğiniz fırsatları kaçırmayın. Hemen Konuşarak Öğren sayfasına gidin ve ücretsiz kaydolarak yepyeni bir dünyayı keşfe çıkın. Konuşarak öğren %100 başarı ve iade garantisi sunar. Ayrıca uzman kadrosu ve ana dili İngilizce olan öğretmenler ile öğrendiğiniz gramer konularını geliştirebilir, konuşma pratiği yapabilirsiniz.
Hangi seviyeden başlayacağım diye telaş ediyorsanız endişelenmenize gerek yok. Eğitmenlerimiz online derslere başlamadan önce sizin seviyenizi ölçecek ve size özel bir içerik hazırlayacaklardır. Skype üzerinden gerçekleşecek dersler ile günde sadece 10, 20 ya da 30 dakikanızı ayırarak İngilizcenizi geliştirebilirsiniz.
