İngilizcede düzensiz fiiller, ikinci ve üçüncü halleri belli bir kurala göre oluşmamış, dolayısıyla düzenli olmayan fiillerdir. Geçmiş zaman halleri “-ed” takısı alan düzenli fiillerin aksine düzensiz fiiller geçmiş zamanda kullanılırken temel hallerinden tamamen farklı hale gelirler. Düzensiz fiiller arasında günlük hayatta her gün kullanılanlar da vardır, bu yüzden bu fiilleri bilmek oldukça önemlidir. Düzensiz fiiller listesi aşağıdadır.
1. be
Past Simple (V2): was / were
Past Participle (V3): been
Türkçesi: olmak
2. begin
Past Simple (V2): began
Past Participle (V3): begun
Türkçesi: başlamak
3. break
Past Simple (V2): broke
Past Participle (V3): broken
Türkçesi: kırmak
4. bring
Past Simple (V2): brought
Past Participle (V3): brought
Türkçesi: getirmek
5. build
Past Simple (V2): built
Past Participle (V3): built
Türkçesi: inşa etmek
6. buy
Past Simple (V2): bought
Past Participle (V3): bought
Türkçesi: satın almak
7. catch
Past Simple (V2): caught
Past Participle (V3): caught
Türkçesi: yakalamak
8. choose
Past Simple (V2): chose
Past Participle (V3): chosen
Türkçesi: seçmek
9. come
Past Simple (V2): came
Past Participle (V3): come
Türkçesi: gelmek
10. cost
Past Simple (V2): cost
Past Participle (V3): cost
Türkçesi: maliyeti olmak
11. cut
Past Simple (V2): cut
Past Participle (V3): cut
Türkçesi: kesmek
12. do
Past Simple (V2): did
Past Participle (V3): done
Türkçesi: yapmak
13. draw
Past Simple (V2): drew
Past Participle (V3): drawn
Türkçesi: çizmek
14. drink
Past Simple (V2): drank
Past Participle (V3): drunk
Türkçesi: içmek
15. drive
Past Simple (V2): drove
Past Participle (V3): driven
Türkçesi: sürmek
16. eat
Past Simple (V2): ate
Past Participle (V3): eaten
Türkçesi: yemek yemek
17. fall
Past Simple (V2): fell
Past Participle (V3): fallen
Türkçesi: düşmek
18. feel
Past Simple (V2): felt
Past Participle (V3): felt
Türkçesi: hissetmek
19. find
Past Simple (V2): found
Past Participle (V3): found
Türkçesi: bulmak
20. fly
Past Simple (V2): flew
Past Participle (V3): flown
Türkçesi: uçmak
21. forget
Past Simple (V2): forgot
Past Participle (V3): forgotten
Türkçesi: unutmak
22. get
Past Simple (V2): got
Past Participle (V3): got / gotten
Türkçesi: almak / elde etmek
23. give
Past Simple (V2): gave
Past Participle (V3): given
Türkçesi: vermek
24. go
Past Simple (V2): went
Past Participle (V3): gone
Türkçesi: gitmek
25. grow
Past Simple (V2): grew
Past Participle (V3): grown
Türkçesi: büyümek
26. have
Past Simple (V2): had
Past Participle (V3): had
Türkçesi: sahip olmak
27. hear
Past Simple (V2): heard
Past Participle (V3): heard
Türkçesi: duymak
28. hide
Past Simple (V2): hid
Past Participle (V3): hidden
Türkçesi: saklamak
29. hit
Past Simple (V2): hit
Past Participle (V3): hit
Türkçesi: vurmak
30. hold
Past Simple (V2): held
Past Participle (V3): held
Türkçesi: tutmak
31. keep
Past Simple (V2): kept
Past Participle (V3): kept
Türkçesi: saklamak / tutmak
32. know
Past Simple (V2): knew
Past Participle (V3): known
Türkçesi: bilmek
33. leave
Past Simple (V2): left
Past Participle (V3): left
Türkçesi: ayrılmak
34. lend
Past Simple (V2): lent
Past Participle (V3): lent
Türkçesi: ödünç vermek
35. let
Past Simple (V2): let
Past Participle (V3): let
Türkçesi: izin vermek
36. lose
Past Simple (V2): lost
Past Participle (V3): lost
Türkçesi: kaybetmek
37. make
Past Simple (V2): made
Past Participle (V3): made
Türkçesi: yapmak / üretmek
38. meet
Past Simple (V2): met
Past Participle (V3): met
Türkçesi: buluşmak
39. pay
Past Simple (V2): paid
Past Participle (V3): paid
Türkçesi: ödemek
40. put
Past Simple (V2): put
Past Participle (V3): put
Türkçesi: koymak
41. read
Past Simple (V2): read (/red/)
Past Participle (V3): read
Türkçesi: okumak
42. ride
Past Simple (V2): rode
Past Participle (V3): ridden
Türkçesi: binmek
43. run
Past Simple (V2): ran
Past Participle (V3): run
Türkçesi: koşmak
44. say
Past Simple (V2): said
Past Participle (V3): said
Türkçesi: söylemek
45. see
Past Simple (V2): saw
Past Participle (V3): seen
Türkçesi: görmek
46. sell
Past Simple (V2): sold
Past Participle (V3): sold
Türkçesi: satmak
47. send
Past Simple (V2): sent
Past Participle (V3): sent
Türkçesi: göndermek
48. speak
Past Simple (V2): spoke
Past Participle (V3): spoken
Türkçesi: konuşmak
49. write
Past Simple (V2): wrote
Past Participle (V3): written
Türkçesi: yazmak
50. be
Past Simple (V2): was / were
Past Participle (V3): been
Türkçesi: olmak
İngilizce Öğrenirken Düzensiz Fiiller Neden Önemlidir?
İngilizce öğrenirken düzensiz fiiller önemlidir, çünkü günlük hayatta kullanılan fiil cümlelerinin çoğunda düzensiz fiiller kullanılmaktadır. Karşılıklı ve etkili bir iletişim kurabilmek için düzensiz fiillere hakim olmak gerekir. İngilizce öğrenme sürecinde düzensiz fiillere hakim olmak, hem konuşma hem de yazma becerisinde daha doğru ve doğal cümleler kurmayı sağlar. Örneğin, “I went to school yesterday”(Dün okula gittim) basit ve günlük bir cümle olmakla birlikte düzensiz bir fiil olan “go”nun ikinci hali olan ”went”i içermektedir.
Düzensiz Fiiller Neden Düzenli Dilbilgisi Kurallarına Uymaz?
Düzensiz fiiller doğal tarihsel dil gelişimi sırasında farklı bir süreç izledikleri için dilbilgisi kurallarına uymazlar. Her kelime zaman içerisinde bir evrim sürecine maruz kalır ve sürekli değişir. Bu süreçte İngilizce başka dillerden de etkilenerek gelişmiştir ve bazı fiiller “-ed” alacak şekle gelirken bazıları düzensiz olarak nitelendirilir. Örneğin “drink-drank-drunk” dibi düzensiz fiiller özel bir gelişim göstermiştir.
Düzensiz Fiiller Konuşma Akıcılığını Etkiler Mi?
Evet, düzensiz fiiller konuşma akıcılığını etkiler. Düzensiz fiilleri yanlış öğrenmek ve yanlış kullanmak kulak tırmalar ve anlam karışıklığına sebep olur. Bu sebeple akıcılık da kesintiye uğramış olur. Örneğin, gittim “demek” için “I went” yerine “I goed” denirse cümlenin zamanı ve anlamı anlaşılmaz.
Düzensiz Fiiller Nasıl Hızlıca Ezberlenir?
Düzensiz fiilleri hızlıca ezberlemek için benzer şekilde değişime uğrayan fiiller gruplanıp birlikte ezberlenir. Düzensiz fiilleri cümle içinde kullanmak ve her zaman tekrar yapmaya devam etmek de kalıcı olarak öğrenmek için gereklidir.
Benzer Düzensiz Fiilleri Gruplamak Öğrenme İçin Etkili Midir?
Evet, benzer yapıya sahip fiilleri gruplamak öğrenme için etkilidir. Gruplama yöntemi tamamen ezber yapma zorunluluğunu ortadan kaldırır ve kuralları bir şekilde öğrenmeyi sağlar. Örneğin, “sing-sang-sung”, “ring-rang-rung” fiilleri aynı değişime uğrar ve birlikte kolayca öğrenilir.
Düzensiz Fiilleri Cümle İçinde Öğrenmek Mi Gerekir?
Evet, düzensiz fiilleri cümle içinde öğrenmek faydalı olur. Kelimelerin cümle içerisindeki kullanımlarını görmek ve bağlama oturtarak öğrenmek hafızada uzun süre kalmalarına yardımcı olur. Örneğin, “She wrote a letter yesterday”(Dün bir mektup yazdı) gibi bir cümle kullanarak yapılan çalışma daha kalıcı bir öğrenmeyle sonuçlanır.
Düzensiz Fiiller Neden Önemli Bir Dilbilgisi Konusudur?
Düzensiz fiiler dilbilgisinin önemli bir parçasıdır, çünkü Simple Past Tense, Present Perfect Tense ve Passive Voice gibi temel İngilizce dilbilgisi konularında kullanılır. İngilizceyi bütünsel bir biçimde konuşmak ve kendini doğru ifade etmek isteyen herkes bu konuları ve bu konulara dahil olarak düzensiz fiilleri bilmek zorundadır. Örneğin, “He has written a book”(o bir kitap yazdı) cümlesinde düzensiz fiil “write” Past Participle (V3) halinde kullanılmıştır.
Basit Düzensiz Fiiller Başlangıç Seviyesi İçin Yeterli Midir?
Evet, günlük iletişim için temel düzensiz kelimelerde ustalaşmak yetelidir. Günlük konuşmaların büyük bölümünü oluşturan “be”, “come”, “see”, “eat” düzensiz fiilleri başlangıç seviyesi için yeterlidir.
İleri Seviye İngilizce Öğreniminde Nadir Kullanılan Düzensiz Fiiller Çalışılmalı Mıdır?
Evet, ileri seviyelerde nadir kullanılan düzensiz fiiller de çalışılmalıdır. Kelime bilgisini artırmak İngilizce seviyesini ve konuşma akıcılığını da etkiler. Yazma ve anlama becerilerini geliştirmek için sürekli olarak yeni sözcükler ve konular öğrenmek gereklidir. Örneğin,”abide-abode-abode”(uymak) veya “bend-bent-bent”(bükülmek).
Düzensiz Fiiller Farklı Tense’lerde Nasıl Değişir?
Düzensiz fiiller geçmiş zamanda kuralsız değiştikleri için düzensiz ismini almışlardır. Bu fiiller Simple Past Tense ve Past Participle (V3) gerektiren zamanlarda değişirler ama Present Simple Tense’de temel halleriyle kullanılırlar. Örneğin, “take”(almak) fiili Past Simple (V2) haliyle “took, Past Participle (V3) haliyle “taken” olur.
Düzensiz Fiiller Her Özneyle Aynı Mı Kullanılır?
Evet, düzensiz fiillerin kullanımı bütün öznelerle(I, you, we, they, he, she, it) aynıdır. Düzensiz fiiller geçmiş zamanda değişir ama özneye göre değişmez. Örneğin, “I went”, “she went”, “it went”.
Düzensiz Fiiller Simple Past Tense’de Değişir Mi?
Evet, düzensiz fiiller Simple Past Tense yani geçmiş zamanda değişir. Bu değişiklik fiillerin sonlarına “-ed” takısı alması ile değil çoğu zaman tamamen değişimleri ile gerçekleşir. Örneğin görmek anlamına gelen “see” fiili “saw”, satın almak anlamına gelen “buy” fiili “bought” haline gelir.
Neden “be” En Önemli Düzensiz Fiildir?
“Be” yani “olmak” fiili en önemli düzensiz fiildir, çünkü İngilizcedeki en önemli kelimelerden bir tanesidir. “Be” fiili Continuous Tense, Passive Voice yapılarında ve temel cümle kurma sırasında kullanılır. Çoğu İngilizce cümlede var olduğu için çok önemlidir. Örneğin, “I was happy”(Mutluydum), “She was tired”(O yorgundu) ve “They have been here before”(Onlar buraya daha önce gelmişti) cümlelerinde bu fiil kullanılmıştır.
Bütün Düzensiz Fiilleri Öğrenmeden İngilizce Konuşmak Mümkün Müdür?
Evet, yalnızca sık kullanılan düzensiz fiilleri bilerek basit iletişim kurmak mümkündür. Ama ifadede doğruluk ve kesinlik sağlamak için düzensiz fiillerin tamamına hakim olmak gerekir. Düzensiz fiilleri öğrendikçe İngilizce bilgisi ve akıcılığı giderek gelişir. Örneğin, “freeze”(donmak), “grow”(büyümek) ve “shine”(parlamak) çok yaygın olmayan ama anlatıma netlik katan düzensiz fiillerdir.
Sık Kullanılan Düzensiz Fiilleri Önceliklendirmek Gerekir Mi?
Evet, sık kullanılan düzensiz fiilleri önceliklendirmek mantıklıdır. Yaygın kelimeleri bilmek günlük hayata bu kelimeleri kullanmaya fırsat bulunmasını kolaylaştırır böylece tekrar yapma imkanı artar ve gelişim gözlemlenebilir. Sohbetlerdeki akıcılık daha hızlı artar ve daha iyi sonuç alınır. Yaygın kelimelerden bazıları “go”(gitmek), “make”(yapmak), “get”(almak),”see”(görmek)’dir.
