2015 yılında yayınladığı 25 isimli albümünde yer alan When We Were Young, Hello şarkısından sonra albümün ikinci klip şarkısıdır. Sözlerini Adele’in kaleme aldığı şarkı, tüm sevdikleri, sevmedikleri ve arasında problem olan kişilerle, 50 yaşında, bulundukları bir partiyi ve aradaki tüm problemlere rağmen yeniden bir araya gelip eğlendikleri ve tekrar 15 yaşında oldukları hissini ele almaktadır. Paul Dugdale tarafından çekilen klipte, Adele ve ekibi 25’in kaydedildiği London’s Church Studios’da çaldığı ekrana yansıtılıyor. Adele, 25’in tanıtım partisinde, eskilerden ilham alınarak yazılan bu şarkının, en anlamlı şarkı olduğunu belirtti.
| Ingilizcesi | Türkçesi |
| Everybody loves the things you do | Herkes yaptıklarına bayılıyor |
| From the way you talk | Konuşma şeklinden |
| To the way you move | Hareket etme şekline |
| Everybody here is watching you | Buradaki herkes seni izliyor |
| ‘Cause you feel like home | Çünkü yuva gibi hissettiriyorsun |
| You’re like a dream come true | Gerçeğe dönüşen bir hayal gibisin |
| But if by chance you’re here alone | Ama tesadüfen burada yalnızsan |
| Can I have a moment | Bir dakikanı alabilir miyim |
| Before I go? | Ben gitmeden |
| ‘Cause I’ve been by myself all night long | Çünkü tüm gece boyunca tek başımaydım |
| Hoping you’re someone I used to know | Eskiden tanıdığım biri olmanı umuyordum |
| You look like a movie | Bir film gibi görünüyorsun |
| You sound like a song | Bir şarkı gibi geliyorsun kulağa |
| My God, this reminds me | Tanrım, bu bana |
| Of when we were young | Genç olduğumuz zamanları hatırlatıyor |
| Let me photograph you in this light | İzin ver fotoğrafını çekeyim bu ışıkta |
| In case it is the last time | Son defa olma ihtimaline karşı |
| That we might be exactly like we were | Aynı eskisi gibi olmamızın |
| Before we realized | Farketmeden |
| We were sad of getting old | Yaşlandığımız için üzgündük |
| It made us restless | Bu bizi uykusuz yaptı |
| It was just like a movie | Tıpkı film gibiydi |
| It was just like a song | Tıpkı bir şarkı gibiydi |
| I was so scared to face my fears | Korkularımla yüzleşmekten çok korkuyordum |
| Nobody told me that you’d be here | Senin burada olacağını kimse söylemedi bana |
| And I swore you moved overseas | Ve yemin ederim yurtdışına taşınmıştın |
| That’s what you said, when you left me | En azından beni terk ederken bana böyle demiştin |
| You still look like a movie | Hala bir film gibi görünüyorsun |
| You still sound like a song | Hala bir şarkı gibi geliyorsun kulağa |
| My God, this reminds me | Tanrım, bu bana |
| Of when we were young | Genç olduğumuz zamanları hatırlatıyor |
| Let me photograph you in this light | İzin ver fotoğrafını çekeyim bu ışıkta |
| In case it is the last time | Son defa olma ihtimaline karşı |
| That we might be exactly like we were | Aynı eskisi gibi olmamızın |
| Before we realized | Farketmeden |
| We were sad of getting old | Yaşlandığımız için üzgündük |
| It made us restless | Bu bizi huzursuz yaptı |
| It was just like a movie | Tıpkı film gibiydi |
| It was just like a song | Tıpkı bir şarkı gibiydi |
| When we were young | Genç olduğumuz zamanlar |
| When we were young | Genç olduğumuz zamanlar |
| When we were young | Genç olduğumuz zamanlar |
| When we were young | Genç olduğumuz zamanlar |
| It’s hard to admit that | Kabullenmesi zor |
| Everything just takes me back | Her şeyin beni geri götürdüğü |
| To when you were there | Senin yanımda olduğun zamanlara |
| To when you were there | Senin yanımda olduğun zamanlara |
| And a part of me keeps holding on | Ve bir yanım dayanmaya devam ediyor |
| Just in case it hasn’t gone | Belki hala gitmemişsindir diye |
| I guess I still care | Sanırım hala önemsiyorum |
| Do you still care? | Sen de hala önemsiyor musun? |
| It was just like a movie | Tıpkı film gibiydi |
| It was just like a song | Tıpkı bir şarkı gibiydi |
| My God, this reminds me | Tanrım, bu bana |
| Of when we were young | Genç olduğumuz zamanları hatırlatıyor |
| When we were young | Genç olduğumuz zamanlar |
| When we were young | Genç olduğumuz zamanlar |
| When we were young | Genç olduğumuz zamanlar |
| When we were young | Genç olduğumuz zamanlar |
| Let me photograph you in this light | İzin ver fotoğrafını çekeyim bu ışıkta |
| In case it is the last time | Son defa olma ihtimaline karşı |
| That we might be exactly like we were | Aynı eskisi gibi olmamızın |
| Before we realized | Farketmeden |
| We were sad of getting old | Yaşlandığımız için üzgündük |
| It made us restless | Bu bizi uykusuz yaptı |
| Oh, I’m so mad I’m getting old | Yaşlandığım için çok sinirliyim |
| It makes me reckless | Bu beni umursamaz yaptı |
| It was just like a movie | Tıpkı film gibiydi |
| It was just like a song | Tıpkı bir şarkı gibiydi |
| When we were young | Genç olduğumuz zamanlar |
Adele Müzik Hayatı?
1988 doğumlu İngiliz şarkıcı- söz yazarı ve müzisyen olan Adele, 2006 yılında bir arkadaşı tarafından demo parçası yayımlanlamasının ardından XL Recordings tarafından keşfedildi. Müzik kariyerine başarılı giriş yapan Adele, kişisel özelliklerini ve deneyimlerini de aktardığı şarkılarıyla dünya çapında en popüler sanatçılardandır.
