Dublin, İrlanda kökenli bir Rock grubu olan U2’nun üyeleri Bono, The Edge, Adam Clayton ve Larry Mullen Jr.’dır. Dünya çapında albüm satışları 140 milyonu aşan U2 grubu, ayrıca kurulduğu günden bugüne 22 Grammy Ödülü kazanarak bir rekor kırmıştır. Rolling Stone dergisinin tüm zamanların en iyi 100 sanatçı listesinde 22. sırada yer alan grup, kariyerleri boyunca Uluslararası Af Örgütü, AIDS’a dikkat çekmek ya da Afrika ile ilgili yapılan sosyal sorumluluk çalışmaları gibi birçok insan hakları ve sosyal adalet kampanyalarına destek vermiştir.
| Beautiful Day | Güzel Gün |
| The heart is a bloom | Kalp bir çiçektir |
| Shoots up through the stony ground | Taş gibi bir zeminden bile fışkıran |
| There’s no room | Oda yok |
| No space to rent in this town | Kiralamak için bir boşluk bile yok bu kentte |
| You’re out of luck | Sen şanssız birisin |
| And the reason that you had to care | Umursamak zorunda olmanın sebebi; |
| The traffic is stuck | Trafik sıkışık |
| And you’re not moving anywhere | Ve sen hiçbir yere hareket edemiyorsun |
| You thought you’d found a friend | Bir arkadaş bulacağını düşünmüştün |
| To take you out of this place | Bu yerden kurtulmak için |
| Someone you could lend a hand | Yardım eli uzatabileceğin birisi |
| In return for grace | Nezaket için |
| It’s a beautiful day | Bugün güzel bir gün |
| Sky falls, you feel like | Gökyüzü kapanıyor, sen öyle hissediyorsun |
| It’s a beautiful day | Bugün güzel bir gün |
| Don’t let it get away | Öyle geçip gitmesine izin verme |
| You’re on the road | Sen yoldasın |
| But you’ve got no destination | Ama gidecek bir yerin yok |
| You’re in the mud | Bir çamurun içindesin |
| In the maze of her imagination | Hayal gücünün labirenti içinde |
| You love this town | Bu kenti seviyorsun |
| Even if that doesn’t ring true | Hatta işler yolunda gitmese bile |
| You’ve been all over | Sen kentin her yerindesin |
| And it’s been all over you | Ve o senin her yerinde |
| It’s a beautiful day | Bugün güzel bir gün |
| Don’t let it get away | Öyle geçip gitmesine izin verme |
| It’s a beautiful day | Bugün güzel bir gün |
| Touch me | Dokun bana |
| Take me to that other place | Beni o diğer yere götür |
| Teach me | Öğret bana |
| I know I’m not a hopeless case | Umutsuz bir vaka olmadığımı biliyorum |
| See the world in green and blue | Yeşil ve maviler içindeki dünyayı gör |
| See China right in front of you | Tam önündeki Çin’i gör |
| See the canyons broken by cloud | Bulutlarla bölünmüş kanyonları gör |
| See the tuna fleets clearing the sea out | Gökyüzünü süpüren tuna kuşlarını gör |
| See the bedouin fires at night | Gecede ışıldayan bedevi ateşini gör |
| See the oil fields at first light | İlk ışıklarla petrol tarlalarını gör. |
| And see the bird with a leaf in her mouth | Ve gör ağzında yaprak taşıyan kuşu |
| After the flood all the colors came out | Sonra tüm renkler geçip gitmeden |
| It’s a beautiful day | Bugün güzel bir gün |
| Don’t let it get away | Öyle geçip gitmesine izin verme |
| It’s a beautiful day | Bugün güzel bir gün |
| Touch me | Dokun bana |
| Take me to that other place | Beni o diğer yere götür |
| Reach me | Ulaş bana |
| I know I’m not a hopeless case | Umutsuz bir vaka olmadığımın farkındayım |
| What you don’t have you don’t need it now | Sahip olmadığın şeye şimdi ihtiyacın yok |
| What you don’t know you can feel it somehow | Bazen hissedebilirsin ne olduğunu bilmediğin şeyleri |
| What you don’t have you don’t need it now | Sahip olmadığın şeye şimdi ihtiyacın yok |
| Don’t need it now | Şimdi ihtiyacın yok |
| Was a beautiful day | Güzel bir gündü |
Grubun 2000 yılında çıkardığı ‘’All That You Can’t Leave Behind’’ albümünün sevilen parçalarından ‘’Beautiful Day’’ şarkısının sözlerini ve Türkçe anlamını sizler için hazırladık. Keyifli dinlemeler.
