Türkiye’nin en iyi online İngilizce eğitim sistemi olan Konuşarak Öğren’den ücretsiz konuşma dersi almak için tıklayın !
Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin
Konuşarak Öğren'i Ücretsiz Deneyin
Sıfatlar (Adjectives)
İsimleri niteleyen sıfatların dil kullanımında büyük bir yeri var. Konuşmalarınızın daha detaylandırılması için İngilizce sıfatları öğrenmeniz gerekiyor. 9. sınıf İngilizce kelimeler arasında da sıfatlar, ilkokul ve ortaokulda öğrendiklerinize göre artık biraz daha detaylanıyor. Pleased: Memnun I am pleased to meet you. Seninle tanıştığıma memnun oldum. Architectural: Mimari Architectural plans were completed. Mimari planlar tamamlandı. Faraway: Uzak, dalgın (bakış) He displayed a faraway look. Onun bakışları dalgındı. Dusty: Tozlu I need to clean this place because it is dusty. Bu yeri temizlemem gerek çünkü tozlu. Energetic: Enerjik I am an energetic person and I run one hour every morning. Enerjik biriyim ve her sabah bir saat koşarım. Mechanical: Mekanik The device is working better after the mechanical improvements. Cihaz, mekanik düzeltmelerden sonra daha iyi çalışıyor. Comfortable: Rahat, konforlu The couch is not comfortable any more. Koltuk artık rahat değil. Delicious: Lezzetli The restaurant has delicious foods on the menu. Restoranın menüsünde lezzetli yiyecekler var. Thirsty: Susamış I think the cat is thirsty. Bence kedi susamış. Compulsory: Zorunlu The math class is compulsory to be graduated. Mezun olmak için matematik dersi zorunludur. Conscious: Bilinçli, şuuru yerinde When we found the dog, it was still conscious. Köpeği bulduğumuzda bilinci hala yerindeydi. Uncounscious: Baygın, bilinci yerinde değil After the accident, he was unconscious. Kazadan sonra baygındı. Enjoyable: Zevkli, eğlenceli She offered an enjoyable game. Eğlenceli bir oyun önerdi. Messy: Dağınık The room of the kid is so messy that he cannot find his pencils. Çocuğun odası o kadar dağınık ki kalemlerini bulamıyor. Polite: Nazik, kibar The doctor was very polite and so I felt comfortable. Doktor çok kibardı ve bu sayede rahat hissettim. Opposite: Karşıt, zıt We should learn to stay calm when we encounter opposite arguments. Karşıt argümanlarla karşılaştığımızda sakin kalmayı öğremeliyiz. Repetitive: Tekrar eden The repetitive sound in the poet is distinctive. Şiirdeki tekrar eden sesler ayırt edici. Interesting: İlginç What is the most interesting movie you have ever seen? İzlediğin en ilginç film nedir? Lovely: Çok hoş It is lovely that he takes care of him. Onun bakımıyla ilgilenmesi çok hoş. Cute: Sevimli I find the boy in my class very cute. Sınıfımdaki çocuğu çok sevimli buluyorum.
İsimler (Nouns)
İngilizce konuşurken kendinizi kısıtlanmamış hissetmek için 9. sınıf İngilizce kelimeler arasında isimleri iyi öğrenmeniz işinizi kolaylaştıracak.
Excuse: Mazeret
I have no excuse for my rudeness.
Kabalığım için hiçbir mazeretim yok.
Floor: Kat, zemin
There is a sticky liquid on the floor.
Zeminde yapışkan bir sıvı var.
ID Card: Kimlik kartı
Do not forget to take your ID card with you.
Kimlik kartını yanına almayı unutma.
Identity: Kimlik
He seems to hide his identity.
Kimliğini saklıyor gibi görünüyor.
Listener: Dinleyici
To be a good listener, you need to pay attention to the person who speaks.
İyi bir dinleyici olmak için konuşan kişiye dikkatini vermen gerekiyor.
Mosquito: Sivrisinek
The mosquitos bited my legs.
Bacaklarımı sivrisinekler ısırdı.
Occupation: Meslek
What is your occupation?
Mesleğin nedir?
Scream: Çığlık
We heard a scream in the middle of the night.
Gece yarısı bir çığlık duyduk.
Bowl: Kase
The bowl is decorated with purple flowers.
Kase mor çiçeklerle süslenmiş.
Cap: Kasket
They are wearing pink caps.
Pembe kasketler giyiyorlar.
Fur: Kürk
The fur of a fox cannot be a reason to kill the animal.
Tilkinin kürkü hayvan öldürmek için bir sebep olamaz.
History: Tarih
The history of the country is full of victories.
Ülkenin tarihi zaferlerle dolu.
Object: Nesne
She throw a soft object at her.
Ona yumuşak bir nesne fırlattı.
Place: Yer
This place is my home now.
Bu yer artık benim evim.
Shovel: Kürek
Bring the shovel, please, so I can finish my work in the garden.
Küreği getir lütfen, böylece bahçedeki işimi bitirebilirim.
Thief: Hırsız
The thief is known to rob three houses in the neighborhood.
Hırsızın mahallede iç evi soyduğu biliniyor.
Air conditioner: Klima
If your air conditioner is not working, you need to do something to fix it.
Klimanız çalışmıyorsa onarmak için bir şeyler yapmalısınız.
Leaf: Yaprak
The leaves of the peach tree covered all the garden.
Şeftali ağacının yaprakları tüm bahçeyi kapladı.
Appointment: Randevu
I’ll tell my secretary to make you an appointment for next week.
Sekreterime sana önümüzdeki hafta için bir randevu ayarlamasını söyleyeceğim
Candle: Mum
I don’t understand why people find candles romantic.
İnsanların mumları neden romantik bulduğunu anlamıyorum.
Fine: Ceza
He had to pay a big fine.
Büyk bir ceza ödemek zorunda kaldı.
Human: İnsan
Human is the conscious animal.
İnsan bilinçli hayvandır.
Schedule: Program
Their schedule is pretty busy.
Programları oldukça dolu.
Razor: Jilet
Do you have an extra razor?
Fazla jiletin var mı?
Fiiller (Verbs)
Bildiğiniz fiil sayısı arttıkça, kendinizi daha rahat ifade etmeye başlayacaksınız. 9. Sınıf fiillere göz atın, kelime dağarcığınızı geliştirin. Swap: Değişmek, değiştirmek Do you want to swap the projects? Projeleri değiştirmek ister misin? Carry: Taşımak Can you carry my bag? Çantamı taşır mısın? Bike: Bisiklet sürmek I learnt how to bike at the age of 29. Nasıl bisiklet sürüldüğünü 29 yaşımda öğrendim. Examine: Muayene etmek, incelemek I have just started to examine the articles. Makaleleri incelemeye henüz başladım. Fasten: Bağlamak, takmak Please fasten your seat belt. Lütfen emniyet kemerinizi takın. Exceed: Aşmak Do not exceed the speed limit. Hız sınırını aşmayın. Join: Katılmak I am happy that Ayşe has joined our team. Ayşe’nin takımımıza katılmasına mutluyum. Pollute: Kirletmek The plastic pollutes the environment. Plastik çevreyi kirletir. Fix: Tamir etmek, düzeltmek Do you know how to fix a dish washer? Bulaşık makinesinin nasıl tamir edildiğini biliyor musun? Guard: Korumak Show me how to peel a mango. Bana mangoyu nasıl soyacağımı göster. Protect: Korumak Women do not need men to guard them. Kadınların, erkeklerin onları korumasına ihtiyacı yok. Fool: Kandırmak Do not fool me. Beni kandırma. Convince: İkna etmek He tried hard to convince me, but he failed. Beni ikna etmek için çok çalıştı ama başarısız oldu. Motivate: Motive etmek My teacher motivates me to study for the exam. Öğretmenim sınava çalışmam için beni motive eder. Bury: Gömmek I need to bury the body of my dead cat. Ölü kedimi gömmem gerekiyor. Cover: Örtmek I covered the table using the purple cloth. Mor kumaşı kullanarak masayı örttüm. Conceal: Gizlemek What are you concealing behind you? Arkanda ne saklıyorsun?
Online İngilizce Konuşma Kursu: Konuşarak Öğren

