İngilizce Hastanede Geçen Diyaloglar

Hastane ortamında geçen İngilizce diyalogları öğrenmek istiyor veya o ortamda geçen İngilizce konuşmaları merak ediyorsanız, en sık geçen İngilizce hastane diyaloglarından oluşan yazımızı okumalısınız.

Önce hastane ortamında geçen İngilizce kelimelere bir göz atalım.

Hastanede Kullanılan İngilizce Kelimeler

Doctor-Doktor

Patient-Hasta

Nurse-Hemşire

Dentist-Dişçi

Lab technician-Laboratuvar teknisyeni

Obstetrician-Doğum uzmanı

Gynaecologist-Jinekolog/kadın doğum uzmanı

Paediatrician-Pediatrist/Çocuk doktoru

Psychiatrist-Psikiyatrist

EMT-Acil durum teknisyeni

X-ray technician-Röntgenci

Cardiologist-Kardiyolog

Optometrist-Göz hastalıkları uzmanı

Surgeon-Cerrah

Operation-Ameliyat

Thermometer-Termometre

Blood pressure gauge-Tansiyon ölçme aleti

Alcohol-Alkol

Bandages-Bandaj

Needle-Şırınga

Appointment-Randevu

Hastanede Geçen İngilizce Diyaloglar

Good morning, I have at 9 o’clock appointment-Günaydın, saat 9’da randevum var

Did the doctor come?-Doktor geldi mi?

Yes, the doctor will see you in ten minutes-Evet, doktor sizi 10 dakika içinde kabul edecek/görecek

İngilizce doktor hasta diyalogları

Raise your head-Başınızı kaldırın

I’d like something for a cold-Soğuk algınlığı için bir şeyler istiyorum

I feel weak-Kendimi kötü hissediyorum

I don’t feel well-Kendimi iyi hissetmiyorum

Where does it hurt?-Nereniz ağrıyor?

What is troubling you?-Şikayetiniz nedir?

I have a fever-Ateşim var

I have a headache-Başım ağrıyor

I have a sore back-Sırtım ağrıyor

I have a stomach-Karnım ağrıyor

I can not sleeping well-İyi uyuyamıyorum

Does it hurt here?-Burada ağrı var mı?

What kind of pain?-Nasıl bir ağrı?

How long have you had this pain?-Ne zamandır ağrınız var?

For a long while-Uzun zamandır

I need to examine you-Sizi muayene etmem gerek

He down here please-Şuraya uzanın lütfen

Take a deep breath-Derin nefes alın

Cough please-Öksürün lütfen

I will take your beat-Nabzınızı ölçeceğim

I will take your temperature-Ateşinizi ölçeceğim

I will give you a prescripiton-Size bir reçete yazacağım

You must take the pills one time a day-Günde bir kere bu hapı almalısınız

I should see you again in a week-Bir hafta sonra tekrar sizi görmeliyim

Come in again to see me in a week-Bir hafta sonra beni görmek için tekrar gelin.

 

Umarız yaşamak zorunda kaldığınız diyaloglar olmaz, ancak yine bilmekte fayda olan kelime ve diyaloglardır.

Video seçkisi

Konuşarak Öğren’den bir video

Öğrenci deneyimlerinden iş dünyasına, farklı konulardaki içeriklerimizden senin için seçtiğimiz videoya göz at.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir